issanat-ney

İş Sanat’ta Neyi Anlattık

Atölyemiz Neyneva’da geçen ay kültür ve sanata büyük destekleri olan İş Sanat’ı ağırladık. Gerçekleştirdiğimiz kısa söyleşi ardından ney açkısı hakkında kısa ve öz bilgiler sunduk. keyifli izlemeler….

Untitled-6

Ney nasıl üflenir? Süleyman Erguner metodu… – Cem BEHAR

Prof. Dr. Cem Behar’ın 2002 yılına ait makalesinden alıntıdır.

Ney üflemeyi modern bir “metod”un yardımıyla öğrenebilmek ancak 1986 yılında Süleyman Erguner’in “Ney– Metod” adlı kitabının yayınından sonra bir ölçüde mümkün hale geldi. Peki geleneksel olarak bu çok önemli çalgıyı öğrenmek nasıl olurdu?
Bu yöntemler hakkında ağızdan ağza aktarılıp bize kadar ulaşmış sadece bazı bölük pörçük bilgiler var. Ortak ya da yazılı bir metodun bulunmayışı elbette ki bu sazın öğretiminin yöntemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Örneğin, rivâyete göre ney ustası çırağın nefesinin neyin ağız kısmına (yani başpâresine) iyi intibak edip etmediğini anlamak için başpârenin açık kalan bölümüne bir mum alevi tutarmış. Nefesin yumuşak ve sıcak olması ve bütünüyle neyin iç cidarına yönelmesi gerektiği için de, bu mum alevinin mümkün olduğu kadar az titremesine dikkat edilirmiş. Ayrıca, neyin her deliğinden çıkması gereken sesi talebeye iyice tâlim ettirmek için bir tek deliği açık bırakıp diğerlerini balmumuyla tıkama yoluna gidildiği de aktarılan rivâyetler arasında.
Ney hocasının çıraklarına çeşitli oktavlardaki sesleri elde etmek için belirleyici bir nefes tekniğini, yani ‘soğuk’ ya da ‘sıcak’ hava üflemek arasındaki önemli farkı öğrettiği de biliniyor. Doğal olarak, ney üflerken tam ve yarım perdeleri elde etmek için kullanılan çeşitli baş, dudak ve parmak pozisyonları da öğrenciye gösterilirdi. Bunu Yenikapı mevlevîhanesi neyzenbaşısı ve şeyhi Abdülbâki Nasır Dede’nin (1765–1821) 1790’lı yıllarda kaleme aldığı “Tedkik ve Tahkik” adlı eserindeki ifadelerden anlıyoruz. Bu elyazmasında Abdülbâki Nasır Dede’nin her perdenin çıkarılması için tarif ettiği pozisyonlar bugün kullanılanlardan farklı değil.
Bir de talebeye her sabah ilk iş olarak aç karnına en az yarım saat kadar neyde sadece dem sesleri üflemesi tavsiye edilirmiş. Dem sesler neyde net, tok, güçlü ve pürüzsüz bir şekilde duyurulması çok zor olan en alt oktavın sesleridir. Genellikle de öğrenci bu sesleri gereği gibi duyuramadıkça hoca diğer oktavlardaki seslerin öğretimine geçmezmiş. Neyden çıkan en kalın ses olan “kaba rast” sesinin hakkıyla duyurulması için alt delik hariç diğerlerinin balmumuyla kapatılması ya da talebenin uygun ebattaki bir boruya sürekli olarak üflettirilmesi de bu amaca yönelik olsa gerektir.
Rivâyete göre Mevlevî dergâhlarında ney üflemeye başlayan çıraklara her şeyden önce “üç yüz gün” süreyle ve günde dört–beş saat sadece bu dem sesler üflettirilirmiş. Mutrıb heyetinde (yani mukabele sırasında müzik icra eden saz grubunda) neyzenlik yapmayı amaçlayan dervişlerin ancak “üç yüz gün dem üfledikten sonra” esas musıki meşklerine geçtikleri ve eser icra etmeye başlatıldıkları ney öğretimi konusunda aktarılan bir diğer anlamlı rivâyettir. Ama bu meşakkatli sürecin esas itibariyle bir musıki sınavı mı yoksa bir tarikat çilesi mi olduğu da pek belli değil.
Ney, çok uzun bir geçmişi olan, her dönemde büyük saygı görmüş ve birçok çevrede adetâ kutsal bir çalgı olarak değerlendirilmiş bir müzik âletidir. Bu kadar önemli bir çalgının yirminci yüzyıl öncesindeki öğretiminin pedagojik ayrıntılarıyla ilgili bilinenler ise aşağı yukarı bu saydıklarımızdan ibaret. Bu bilgi kırıntılarının da belli bir sistematiğe oturmadıkları ve kalıcı bir pedagojik bütünlüğe kavuşmadıkları aşikâr. Yukarıda saydığımız pratik ve pragmatik yöntemler daha çok tek tek öğreticilerin uyguladığı birtakım küçük meslek hilelerini, zanaatkârın zamanla öğrendiği bazı püf noktalarını andırırlar. On beşinci yüzyıl “Edvâr” yazarlarından Yusuf bin Nizamettin ise ney hocası bulmanın zorluklarından bahisle “eğer üstâd bulmaz isen bu dediklerimize riayet edesin ki sana üstad yeter” deyip konuyu kapatır.
Süleyman Erguner’in “Ney Metodu”nun yeni yayınlanan genişletilmiş ikinci baskısı bu alandaki boşluğu doldurmaya aday. Ney’in hocasız öğrenilebileceğini kabul etmeyenler bile Erguner’in metodunun pedagojik değerini teslim edeceklerdir. Fotoğraflar, ayrıntılı tarif ve çizimler, ses ve makam alıştırmaları, çeşitli egzersizler, Türk müziğinden örnek parçalar, ney’in tarihçesine dair özet bilgiler (ayrıntılı bir Erguner aile albümü) içeren 350 sayfalık bu ney metoduna iki tane de CD albümü eklenmiş. Böylelikle hocasını göremeyen öğrenci, hiç değilse alıştırma ve parçaları Erguner’in neyinden dinleyerek ondan meşk almış olacak.
26.05.2002

Neynevâ Ney Atölyesi

Hobyar Mah. Cağaloğlu Yokuşu Cad. 19-2 Çelehan

(Marmaray İstasyonu Valilik çıkışı karşısı

0505 661 0106

Dinle neyden kim hikâyet etmede Ayrılıklardan şikâyet etmede
— Hz. Mevlânâ

Tüm görseller ve bilgiler izin almak koşuluyla kullanılabilir.

www.neyneva.com

Mesaj yolla
Detaylar
Merhabalar. Neyneva Ney Atölyesine hoşgeldiniz. Size nasıl yardımcı olabilirim